Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2012 Çarşamba

Panik Yok TRT Var

Romanya maçı galibiyet pimi 120 bin TL

Macaristan maçı galibiyet primi 150 bin TL

Maçların sonuçlarına hiç gerek yok sadece bu maçlar için belirlenen primler bile ülke futbolumuzun ne kadar acınası bir hale geldiğini anlamaya yeter de artar bile...

Bu arada dünya kupası maçlarını TRT canlı verir yine sıkıntı yok gençler.

13 Ekim 2012 Cumartesi

İBB Tadında Milli Takım

Selçuk İnan ve Burak Yılmaz sakatlanıyor ve 18 kişilik kadroda yer almıyorlar.
Son 4 maçta 3 gol 3 asist yapan Nuri yedek oturtuluyor.
Gerekçe olarak Topal ve Emre'nin daha formda olduğu söyleniyor.
Oyun başlıyor ama sahada ne ruh var ne taktik ne disiplin!
Takım neredeyse slowmotion tadında futbol oynuyor.
Romanya kapanıyor ve kontra atakla gol arıyor.
Bu arada bizim takımı kontrol eden güçler üçgene basıyor ve Volkan kalesini terk ediyor. Skor 0-1.
İleride yalnız kalan Umut'a sağlı sollu önlü arkalı yüksek top atılıyor.
Bu yüksek topları rakip savunmacıların topladığı farkedilse de atmayın denmiyor.
Formu maç öncesinde beğenilmeyen Nuri'den ikinci yarı kurtarıcı olması isteniyor.
Yanına da en son kapalı savunmaya karşı ne zaman oynadığı bilinmeyen Mevlüt veriliyor.
Maç pozisyonsuz tamamlanıyor. Skor 0-1.
Bırakın artık ikincilik hedefini asıl hedef grup lideri olmak diyen A. Avcı bu sefer yapacak bir şey yok diyor.
Henüz 3. maçlar tamamlanmış olmasına rağmen ikincilik için en büyük rakibin 6 puan gerisinde kalınıyor.
Dünya Kupası treni de kaçmak üzere bari 16'dan 24 takıma çıkartılacak Avrupa Şampiyonası'nı kaçırmayalım. Hem zaten Brezilya'da turnuva maçlar gece oynanacak izlemeyiveririz.



8 Eylül 2012 Cumartesi

Oynamadan Bile Maçın Adamı


Hollanda, milli futbol takımını kurduğu günden bu yana belki de ilk kez bu kadar kötüydü. Savunma arkasına atabileceğimiz bir top, bir korner, bir serbest vuruş yada uzaktan çekilecek bir şut sayesinde gelebilecek gol veya goller bize Amsterdam'da 3 puanı getirebilirdi. Ama tüm bunları en iyi şekilde yapabilecek özelliklerdeki futbolcunuzu 90 dakika boyunca kulübede oturtursanız ne rakibinize gol atabilir ne de sahadan puanla ayrılabilirsiniz.

Oynamadan bile maçın adamı olan Selçuk İnan'ın eğer oynasaydı bu Hollanda'nın orta saha ve defansına neler yapmış olabileceğini düşünmek istemiyorum. Düşünürsem keşke derim!!!

3 Haziran 2012 Pazar

Portekiz - Türkiye Maçının Ardından


Herkes Euro 2012 için heveslenirken A milli takımımız seri hazırlık maçlarıyla bir sonraki turnuvaya hazırlanıyor. Bu hazırlık maçlarında en sağlam rakip olarak Portekiz vardı karşımızda. Diğerlerinden bahsetmeye gerek yok çünkü değerimizi ölçmek için uygun rakipler değillerdi
Portekiz takımı genel olarak santrafor dışında kalbur üstü forvet oyuncuları olan, Cristiano Ronaldo gibi fantastik bir oyuncuya sahip bir takım. Yaratıcı oyuncularıyla maçın başında bize oldukça zor anlar yaşattılar. Belkide bunun sebebi bizim defanstan çıkarken yaptığımız top kayıpları ve ülke genelinde alışık olmadığımız oyunu defanstan kurma düşüncesiydi. Bekir ve Ömer oyun kurmak istiyorum derken neredeyse hemen hemen her topu kaptırdılar. Portekiz aslında bu hatalardan ilk yarıda birkaç kez faydalandı ancak Almeida'nın beceriksizliği ve yanlış tercihleriyle ilk yarıda gol yemedik. Hazırlık maçlarında kimsenin böylesine çıkış yapmasını beklemediği Almanya Bundesliga 2'de çok başarılı bir sezon geçiren Sercan Sararer ise sol kanattan getirdiği topu Umut Bulut'la buluşturdu ve takımımızın ilk yarıyı 1-0 önde kapatmasını sağladı. Bu arada ilk yarıda Almeida'nın kafa vuruşunda ve Hamit Altıntop'un rakip yarı saha ortasından kullandığı serbest vuruşta top direkten döndü.

İkinci yarıda ayakları biraz daha fazla yere sağlam basan bir milli takım izledik sahada. Genel olarak oyunun kontrolü yine Portekiz'deydi ancak bizde de formda bir Umut vardı. Burak Yılmaz'la yaptığı hücum presi sonrası topu kaptılar ve eski partnerinin pası sonrası ceza sahası önünde sağ çaprazdan çok sert bir şutla kendisinin ve takımımızın 2. golünü attı Umut. Bu pozisyonda rakip kaleci topu göremedi bile. 2-0'dan sonra Portekizli taraftarlar takımlarını ıslıklamaya başladı. Derken Nani'nin ceza sahası içinde sağ çaprazdan şutuyla Portekiz'in golü geldi ve farkı bire indi. Yaklaşık on dakika sonra Portekiz'in kazandığı penaltı atışında kalecimiz Volkan Demirel, Cristiano Ronaldo'nun şutunu kurtardı ve beraberliğe izin vermedi. Maçın sonuna doğru her iki takımdan da arka arkaya değişiklikler geldi ve oyun aslında orada bitmişti ancak bu sezonun en iyi ismi Selçuk İnan'ın sağ kanattan ortasında Umut rakip defansı bozdu ve kale çizgisi üzerinde bir karambol yaşandı. Defansın uzaklaştırmak istediği top Pepe'ye çarptı ve ağlarla buluştu.

Teknik direktörümüz Abdullah Avcı'nın deyimiyle oyun olarak Hollanda'ya çok benzediği için hazırlık maçı yaptığımız Portekiz'i Euro 2012 öncesi uyarmış olduk. Maç öncesinde Portekiz'in bu kadar kötü oynayacağını düşünmüyordum. Euro 2012'de Hollanda, Almanya ve Danimarka ile ölüm grubunda mücadele edecek Portekiz bu futbolla galibiyet çok zor alır hatta puan bile alamayabilir.

İşin milli takımımız kısmına dönecek olursak evet Abdullah Avcı'nın gelişiyle birlikte gerçek değerini hatırlamaya başlayan bir takım olmaya başladık ancak bu oyun bizi şımartırsa Portekiz ile uzaktan yakından alakası olmayan Hollanda aklımızın başına gelmesine sebep olacak şeyler yapabilir. Oyunu geriden kurma konusunda çok eksiklerimiz var dün gece Portekiz biraz şanslı olsaydı sadece bu hatalardan birkaç gol birden bulabilirdi. Ayağa pas oyunu oynamak istiyoruz ancak bu oyunu henüz 2. bölgeye bile taşımakta zorluk yaşıyoruz. Belkide pas oyununu en iyi oynayabilecek oyuncular olarak Nuri Şahin ve Selçuk İnan'ı ilk 11'de daha fazla denemeliyiz.

Çok güzel olmasa bile dün akşam oynanan oyundan sonra ise Euro 2012'de bizden daha iyi olmayan en az beş takımı izleyecek olmamız ise bizi kahreden bir başka unsur. Her turnuvaya katılamasakta katıldığımız turnuvalarda bıraktığımız izlere bakacak olursak Polonya-Ukrayna turnuvasında da adımızdan çokça söz ettirebilirdik. Malesef bu turnuvada da sempati duyduğumuz ülkelerden birini takip etmek zorunda kalacağız.

About