Selçuk İnan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selçuk İnan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2013 Salı

Selçuk İnan Frikikler

Futboldan ciddi ciddi uzak kaldığımız şu günlerde iyi gider Selçuk'un Golleri:


15 Mart 2013 Cuma

Drogba'nın Selçuk Trolllemesi

GSTV, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Real Madrid ile eşleşen takımımızın yıldızı Selçuk'la röportaj yaparken Drogba müdahalesini yapıyor :)



8 Eylül 2012 Cumartesi

Oynamadan Bile Maçın Adamı


Hollanda, milli futbol takımını kurduğu günden bu yana belki de ilk kez bu kadar kötüydü. Savunma arkasına atabileceğimiz bir top, bir korner, bir serbest vuruş yada uzaktan çekilecek bir şut sayesinde gelebilecek gol veya goller bize Amsterdam'da 3 puanı getirebilirdi. Ama tüm bunları en iyi şekilde yapabilecek özelliklerdeki futbolcunuzu 90 dakika boyunca kulübede oturtursanız ne rakibinize gol atabilir ne de sahadan puanla ayrılabilirsiniz.

Oynamadan bile maçın adamı olan Selçuk İnan'ın eğer oynasaydı bu Hollanda'nın orta saha ve defansına neler yapmış olabileceğini düşünmek istemiyorum. Düşünürsem keşke derim!!!

27 Mayıs 2012 Pazar

İskelet



Galatasaray hatırlamak istemediği bir sezonun ardından Fatih Terim’in dönüşüyle birlikte tekrar ayağa kalkmasını bildi ve şampiyonluğa uzandı. İmparator, Florya’daki sorunları teker teker çözerek ve sorunlu oyuncuların yerini savaşan oyuncularla doldurarak Galatasaray ile 5. kez şampiyon oldu. Galatasaray’ın armasındaki üç yıldızdan birine ‘Fatih Terim Yıldızı’ dersek hata yapmış olmayız.

Şampiyonlukta rolü kilit olan oyunculara şöyle bir göz atalım:

Fernando Muslera: Uruguaylı genç kaleci Lazio’dan transfer edildiğinde herkes bir kaleciyle yüksek bonservis bedeli verilmemeli tartışması yapıyordu. Sezonun başında oynadığı birkaç kötü sayılmayacak maçtan sonra eli küçük yakıştırması bile yapıldı. Nando, genç yaşına rağmen ne kadar başarılı ve tecrübeli bir kaleci olduğunu ispatladı ve normal sezonda 16 maç gol yemeyerek bu alanda kulüp rekorunu eline geçirdi. 

Tomas Ujfalusi: Tecrübeli stoper Atletico Madrid’den alınmak istenen üç yıldız arasında taraftarı en az heyecanlandıran isimdi ancak Diego Forlan ve Reyes’in geçirdiği kötü sezonun ardından Galatasaraylılar sadece Ujfa’nın transfer edilmesinden oldukça mutlu olmalılar. Çek yıldız hemen uyum sağladığı takımda sezon başında dönem dönem sağ bek oynasa da stopere geçtiğinde daha verimli oldu. Sabri Sarıoğlu ve Ayhan Akman’ın kadroda kendilerine yer bulamamalarından sonra da kaptanlık pazubandını koluna geçiren Ujfa, altyapıdan yükselen Semih Kaya ile birlikte savunmanın vazgeçilmezi oldu. Genel olarak rakip forvetlerle eşleşmeyi Semih'e bıraktığı için eleştirilse de Semih Kaya'nın gelişimindeki katkısı görmezden gelinmemeli. Sezon sonuna doğru performansı dalgalanmaya başlasa da genel olarak oldukça başarılıydı.

Semih Kaya: Sezon başında kadroda kendisine yer bulamayan genç oyuncu, 9. hafta sırtına geçirdiği formayı bir daha bırakmadı ve milli oyuncular Gökhan Zan ile Servet Çetin’i kulübeye mahkum etti. Taraftarın gözünde sınırsız kredisi bulunan Semih, eksiklerini de giderdiği takdirde Galatasaray, yeni bir Bülent Korkmaz kazanacaktır. Semih Kaya'nın birkaç sezon içinde Galatasaray'ın yeni kaptanı olması bekleniyor.

Felipe Melo: İtalya’da sorunlu bir sezonun ardından kiralık olarak Galatasaray’ın yolunu tutan Melo, muhteşem bir sezon geçirdi diyebiliriz. 12 golle kariyer rekoru kıran Pitbull, Selçuk İnan ile birlikte orta sahanın vazgeçilmezi oldu. Zaman zaman agresif yapısıyla kırmızı karta yakın bir oyun oynasa da hiç kırmızı kart görmedi. Albert Riera ile yaşadığı tatsız olaya rağmen sezonun tamamında gösterdiği iyi performans sayesinde yönetimin bonservis için Juventus ile masaya oturmasını sağladı. Taraftarında bonservisinin alınmasını istediği Brezilyalı yıldız, önümüzdeki sezon Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek Galatasaray için eğer alınırsa en iyi transfer olacaktır. 

Selçuk İnan: Galatasaray’ın en iyi transferi ve sezonun en başarılı oyuncusu. Felipe Melo’yla birlikte müthiş bir ikili oluşturan Selçuk, aynı partneri gibi çift haneli gol sayısına ulaştı. Bunun yanında sayısız asist yaparak skora doğrudan katkıda bulunan Selçuk, ayrıca 5 golünü serbest vuruştan kaydederek Hagi’nin rekorunu egale etti. Önümüzdeki sezon Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray’ın en kilit ismi olacaktır.

Johan Elmander: Bonservis bedeli olmadan takıma alınan İsveçli oyuncu sistemin 4-4-2’ye evrilmesiyle birlikte takımın vazgeçilmezi oldu. Topun rakibe geçmesiyle hücum presini başlatan Johan, attığı kritik gollerle ve orta sahaya yaptığı katkıyla sürekli atağı düşünen Fatih Terim Galatasaray’ının ileri uçtaki en kilit ismi oldu. Savunmayı boğan yapısıyla forvetteki partnerlerinin daha rahat pozisyona girmesini sağladı ve bitmek bilmeyen mücadelesiyle taraftarın en çok saygı duyduğu isim oldu. Rakip filelere 12 gol bırakan Elmander, eğer transfer döneminde üst düzey bir santrafor alınırsa önümüzdeki sezon çok başarılı olacaktır.

Emmanuel Eboue: Tecrübeli oyuncu ilk dönemlerde sol kanat, orta saha sağ kanat oynadığında başarılı olamamıştı ancak daha sonra kendi yeri olan sağ beke geçti ve gerçek performansını göstermeye başladı. Arsenal’de yıllarca hücum futbolu oynadıktan sonra Galatasaray’ın 4-4-2’sinde hiç yabancılık çekmedi. Kazım’ın devre arasında gidişiyle birlikte önünde oynayan Engin Baytar’la zaman zaman uyum sorunu yaşasa da kritik maçlarda attığı gollerle şampiyonluğu getiren isimlerden biri oldu.

Diğer dikkat çeken isimlere de değinecek olursak Hakan Balta geçtiğimiz sezondan sonra hızla toparlandı ve sol bekte hatasız bir sezon geçirdi. Tıpkı Eboue gibi önünde gerçek bir kanat olmayan partnerle oynaşının sorunlarını hücuma çıkışlarda yaşasada işin savunma kısmını başarıyla yerine getirdi. Emre Çolak ve Engin Baytar asıl bölgeleri orta saha olmalarına rağmen biraz da mecburiyetten kanatta oynamak zorunda kaldılar çünkü Felipe Melo veya Selçuk İnan’ı kesmeleri mümkün değil. Yine de iyi niyetle mücadele ettiler ve şampiyonlukta pay sahibi oldular. Transfer döneminde bir veya birden fazla kanat oyuncusunun transfer edileceğini düşünürsek önümüzdeki sezon bu kadar forma giymeleri mümkün gözükmeyebilir ancak ilk onbirde oynayan oyuncuları her zaman tetikte olmalarına sebep olacaklardır. Milan Baros, ilk yarıda Elmander’in partneri olarak forma giydi ve form düzeyini üst düzeye çıkarıp seri goller atmaya başlamıştı ancak gördüğü kartlarla takımını eksik bırakmasından dolayı devre arasında kesik yedi ve yerine Antalyaspor’dan Necati Ateş getirildi. Transfer döneminde yerine kaliteli bir forvet alınması bekleniyor. Necati’ye dönecek olursak o zaten bu takıma yabancı değildi. Uyum sorunu da yaşamadı. Elmander ile iyi bir ikili oluşturmaması için de hiçbir sebep yoktu. Özellikle deplasmanda attığı gollerle şampiyonluğa katkıda bulunan isimlerden biriydi. Önümüzdeki sezon kulübede iyi bir alternatif olacaktır.

18 Mayıs 2012 Cuma

Yerli Xavi

10 Şubat 1985 günü Hatay’da dünyaya gözlerini açtı. Tabi o zamanlar gittiği her takımın çehresini değiştireceğinden, saha içi lideri olacağından habersizdi Türkiye. Futbola da Hatay’da Karaağaç Belediyespor formasını giyerek başladı Selçuk İnan. Selçuk’taki cevherin farkına varan hocası onu, ülkemizin ender altyapıya yönelen kulüplerinden Çanakkale Dardanelspor’un seçmelerine gönderdi ve Selçuk İnan’ın serüveni böylece başlamış oldu. 2000 yılında başlayan Çanakkale Dardanelspor serüveninde 2,5 sezon paf takımda oynayan Yerli Xavi, Metin Tekin’in takımın başına geçmesiyle birlikte kendini A takımda buldu. Dört yıl Çanakkale Dardanelspor’un altyapısında oynadıktan sonra ise yine gençlerle çalışmayı seven Ersun Yanal tarafından 2005-2006 sezonunun devre arasında Manisaspor’a transfer edildi. Transferinden hemen sonra birçok kez forma giymeyi başardı. Diğer sezonda ise takımın vazgeçilmezlerinden oldu. 2007-2008 sezonunda ise artık Manisaspor’un kaptanıydı.


Selçuk İnan, kaptanlık yaptığı sezonda bireysel anlamda çok başarılı olmasına rağmen takımının küme düşmesine engel olamadı ve sezon sonunda İstanbul’a transfer olması beklenirken, kendisini Manisa’ya getiren hocası Ersun Yanal tarafından bu kez Trabzonspor’a transfer edildi.


 Trabzonspor’da da başarılı sezonlar geçiren Selçuk, Ersun Yanal’ın takımdan ayrılmasıyla kısa bir duraklama dönemine girse de, takımın efsanesi Şenol Güneş’in gelişiyle birlikte tekrar yükselişe geçti. 2010-2011 sezonunda ise Selçuk İnan Trabzonspor’da zirve yapmıştı. Burak Yılmaz’la olan uyumu sayesinde takımını yıllardan sonra tekrar şampiyonluk yarışına soktu ancak şampiyonluğu averajla Fenerbahçe’ye kaybettiler. Sezon sonu geldiğinde Selçuk İnan’ın sözleşmesi bitmişti. Yurtiçi ve yurtdışından sayısız teklif vardı ancak O, Fatih Terim’in dönüşüyle birlikte eski başarılı günlerini tekrar yakalamak isteyen Galatasaray’ın bir parçası olmaya karar verdi.


Fatih Terim’in yeni Galatasaray’ında tek yönlü orta sahaya yer yoktu ve Selçuk İnan’ın partneri olarak Juventus’tan Felipe Melo kiralandı.Sezonun ilk 6-7 haftasında Melo’nun biraz daha defansif bir görevle sahada yer almasından dolayı Selçuk İnan gerçek potansiyelini tam anlamıyla gösteremedi ancak Fatih Terim’in birazda kısır geçen dönemdeki asıl niyeti takım savunmasını oturtmaktı. Bu sancılı dönem geçildikten sonra Felipe Melo, Selçuk İnan’a daha yakın bir pozisyona geçti ve ikilinin uyumu sonrası Selçuk İnan sazı eline aldı. Ligi en yakın rakibinin 9 puan önünde bitiren ve son hafta ezeli rakibi Fenerbahçe’nin sahasında şampiyonluğu ilan eden Galatasaray’ın hem saha içi lideri oldu hemde Hagi’den sonra özlenen frikik gollerini taraftarına fazlasıyla tattırdı. Selçuk İnan, bu sezon Avrupa’da yer almayan Galatasaray’da toplam 40 kez sahaya çıktı. Bu maçlarda 13 gol atıp 11 kez asist yaptı. Attığı 13 golün 5’i serbest vuruştan geldi. Saha içindeki başarının yanı sıra saha dışındaki düzgün yaşantısıyla Selçuk, ilk sezonunda taraftarın sevgilisi oldu.


Şampiyonluğun ilan edildiği gece taraftarlar, Selçuk İnan’ın frikik antremanlarında baraj olarak kullandığı ‘’sarı adamları’’ hatıra olarak yürüterek :) ve Türk Telekom Arena’da yapılan şampiyonluk kutlamasında en çok onun adını haykırarak yıldız futbolcuya olan sevgilerini ve inançlarını birkez daha göstermiş oldular.

Artık Selçuk İnan'dan beklenen oynadığı futbolu Avrupa'da bir üst basamağa çıkartarak hem Galatasaray'ı hemde milli takımı uluslararası seviyede tekrar eski günlerine geri dönmesine katkıda bulunmak. O'nda bu başarıları bir üst basamağa çıkarabilecek özellikler de fazlasıyla mevcut.

About