Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2012 Perşembe

Kasımpaşa Yönetiminin Tatlı Su Kurnazlığı



Yıllardır yapılan büyük takımlarla yapılan maçlardaki fahiş bilet fiyatı uygulaması yine patlak verdi. Önce Niğde Belediyespor - Beşiktaş maçında Niğde Belediyespor kulüp başkanı bilet fiyatlarını ucuz tuttuklarını söyleyip 75-100 TL'ye sattı maç biletlerini. Üzerinden iki gün geçmeden Tribündergi'de okuduğum bir haberle Kasımpaşa'nın da Niğde Belediyespor gibi tatlı su kurnazlığı yaptığını gördüm. Görüş açısı olarak stadın en kötü yerinde bulunan misafir tribünü bilet fiyatları 80 TL olarak belirlenmişler. Böyle bir açgözlülük yok. Stadyumun, oynanan futbolun kalitesi ortadayken bu fiyatlara maç izlemek zorunda kalmak gerçekten çok üzücü.

Geçtiğimiz hafta Borussia Dortmund taraftarları, Hamburg'la yapacakları deplasman maçı öncesinde Hamburg'un bilet fiyatlarını 14 Euro'dan 19 Euro'ya çekmesini protesto etmişti. Ben demiyorum bunu da goal.com diyor. İki ülke futbolunun, stadyum kalitesinin farkı ortadayken aynı farkı nedense bilet fiyatlarında göremiyoruz. Bu arada B. Dortmund kulübü de iç saha maçlarında deplasman taraftarlarına maç biletlerini 15.3 Euro'ya satıyor.

Özellikle Anadolu kulüplerinin büyük takımlarla yapacağı maçlarda yaptığı bu bilet fiyatlarındaki değişikliklere karşı TFF'nin bir önlem alması gerekiyor. Artık bunu bilet fiyatlarına standart getirerek mi yaparlar yoksa kombine bilet fiyatına göre oranlayıp maksimum bilet fiyatı uygulamasına mı geçerler onu bilemem ancak kombine bilet fiyatı 150 - 500 TL arasında değişen Kasımpaşa'nın Fenerbahçe maçı öncesinde biletleri 40 - 120 TL'den çıkarması gerçekten çok komik. Hani kafa olarak kaz bulduk yolalım zihniyetine sahiplerse eğer bu kafayla ileride yolacak kaz bile bulamayacak bunun bile farkında değiller.

21 Ağustos 2012 Salı

1. Hafta: Galatasaray - Kasımpaşa



Lig benim için başladı. Yaptığı flaş transferlerle artık asansör takım hüviyetinden kurtulacağını düşündüğüm Kasımpaşa ciddi bir şekilde zorluk çıkarsa da Galatasaray kazanmayı bildi.

Üretkenliğin yerlerde süründüğü ilk haftada nispeten gözümün pasını alan bir Galatasaray vardı sahada. Daha çok pozisyon bekliyordum ama sezonun ilk haftasında bu oyuna da hayır diyemem. Heyecanlı bir maçtı fakat takımın izletirken yarattığı heyecanın yanında kaliteyi de yansıtması için birazcık daha zamana ihtiyacı var Galatasaray'ın.

İleride Elmander-Umut ikilisi güzel ama buradaki oyunculardan birinin karakterinin biraz daha farklı olması gerekiyor. Burak, cezasını tamamladığında değişkenliği sağlayarak Galatasaray'ın hücum çeşitliliğine katkıda bulunarak bu sorunu ortadan kaldırabilir.

Orta sahada ise sigorta Melo'nun dönüşüyle hem Selçuk sahip olduğu hücum potansiyelini sergilemeye başlayacak hemde takım savunması birkaç seviye birden atlayacak. Ayrıca Melo'nun oyunun tıkandığı anlarda ofansif olarak da aldığı sorumluluğu unutmamak gerek.

Dany, Semih ve Ujfalusi'den farklı bir stoper olduğunu hemen hissettirdi. Geriden oyun kurarken risk alması hoşuma gitse de isabet yüzdesini artırması gerekiyor. Bunu ne kadar erken başarabilirse formayı o kadar çabuk kapar.

Muslera'yı anlatmaya gerek yok. Kaldığı yerden aynen devam.

Emre Çolak ise Umut'la birlikte takım içinde bambaşka bir hikaye yazıyorlar. Hemen hemen herkesin sezon öncesi Galatasaray için uygun gördüğü kadroda bu isimler yer almıyordu. İki oyuncu da bölgelerinde oynayan Amrabat ve Burak'ın henüz oynayacak durumda olamamalarını çok iyi kullandılar ve bence alternatif konumdan as konuma geçtiler. Mevcut performanslarla Burak, Umut'un değil Elmander'in formasını alır. Emre'nin durumu ise biraz daha karışık. Kanatlarda ve ortada oynayabildiği orta sahadaki her pozisyon için yedekte bekler. Bu performansını devam ettirdiği sürece ise öncelik Amrabat'ta olmak üzere zaman zaman Hamit'i bile yedek kulübesine gönderir.

Ligin diğer takımlarının oynadığı garantici futbolun yanında değişik bir şeyler yapmak isteyen tek takım görüntüsü veren Galatasaray, bu performansının birazcık üstüne çıksa bile bu ligi götürebilir ancak bu sezon tek kulvar annemizin ligi değil. Takım, Şampiyonlar Ligi için henüz yeterli seviyede değil ama oyuncuların her maçta artan performansı o zamana kadar hazır olacaklarının işareti.


17 Temmuz 2012 Salı

Fabian Ernst'i Göndermek


Bazı futbolcular vardır. Zor zamanlarda onlardan bazı şeyleri 'FEDA' etmesini beklersin. Ama bazıları vardır ki onlara da her ne koşulda olursa olsun herşeyi 'FEDA' etmelisin. Gel gör ki Beşiktaş, akıl almaz işlerine bir yenisini daha ekledi ve Egemen'den sonra Fabian Ernst'ten de vazgeçti ve Alman oyuncu Kasımpaşa ile anlaştı. Önümüzdeki sezon 4-3-1-2 yada 4-1-3-2 dizilişiyle sahaya çıkacak takım için Samet Aybaba neden böyle bir tercih yaptı anlamak güç.

Ernst, hem saha içindeki disiplini ve devamlılığıyla hemde saha dışındaki efendiliği ve çalışma azmiyle gençlerle dolu kadroda çok iyi bir rol model olabilecekken Beşiktaş bu fırsatı elinin tersiyle itti. Egemen'den sonra ikinci ıska. Şimdi bu genç futbolcular kendilerine her transfer döneminde gönderilmek istenen Holosko'yu mu örnek alacaklar? Sakatlandığında ülkesine gidip 10 kilo fazlayla dönen Quaresma'yı mı?

Beşiktaş, bu hamleyle sadece Ernst'ten vazgeçmiş olmayacak. Sahadaki isyandan, antremanlardaki Alman disiplininden, doğru yaşama şeklinden de vazgeçmiş olacak. Ernst, gittiği takıma hayırlı olsun!

About